Aslına bakarsanız ben futboldan son zamanlarda herkes gibi soğudum. Bu sene biraz iğme kazanan takımım Galatasaray da olmasa inanın hiç maç falan izlemeyeceğim. Ancak futbol öyle bir oyun ki, ondan bir ara kopabilirsiniz, ilgilenmeyebilirsiniz, takımınızda tanıyamadığınız futbolcular da olabilir, ancak eninde sonunda sizi kendine çeker. Bazen yoldan geçerken karşınıza çıkan bir teneke kola şişesine vole vurmak istediğinizde, bazen mahalle çocuklarının topu size doğru yavaş yavaş süzüldüğünde… İçinizdeki o ateş birden bire yine yanar ve kendinizi yeniden statlarda ya da TV karşısında görmek, takımınız için heyecanlanmak, gol atınca sevinmek, yenilince ağlamak istersiniz. Ben inanıyorum batağın içindeki futbol da er-geç eski günlerine dönecek, [ Devamını oku ]
Uzun süredir buradan yazı yazmıyordum, isterdim ki olumlu bir konu için yazayım. Neşe dolsun içimiz. Ancak maalesef olumlu bir konu yok ortada. “Marka olmak” demek reklam ve pazarlama faaliyetlerine milyon dolarlar harcamak demek değildir. Marka olmanın birinci koşulu müşterinin değerini bilmektir. Müşteri demek, bir markanın en önemli en değerli varlığıdır. Sadık bir müşteriyi milyon dolarlık reklamlarla kazanamazsınız, sadık bir müşteri kazanmanın tek yolu onu koşulsuz şartsız memnun etmektir. Gelelim konumuza, Anneciğim yılbaşı vesilesiyle oğluna (ki bu ben oluyorum) 15 Aralık’ta Astoria Mavi’den 95 TL değerinde bir kadife pantolon almış. Lakin ben bir süredir zayıflama aşamasındayım. Birkaç beden küçüldüğümden aldığı pantolon [ Devamını oku ]
Yer Ömerli, İstanbul… Festivalin adı H2000. Haliyle de sene 2000. Türkiye’nin ilk kamp kurmalı festivalindeyiz. Tüm gece boyunca durmadan yağmur yağdı durdu… Ancak bizdeki müzik dinleme hevesinde bir azalma olmadı. Giyecek çorap bile bulamadık, sırılsıklam olduk ama o sene orada olmaktan büyük keyif aldık. Şimdi olsa o tadı alır mıyız? Bu sahtelik içinde zor, çok zor azizim!
Dostum Aytek Karadeniz 1998 yılında Okay Temiz’ den ritm üzerine dersler alarak müzik hayatına adım atar. Okay Temiz ile bir sene çalıştıktan sonra Bulutsuzluk Özleminin davulcusu Utku Ünal ile davul derslerine başlar. Üç sene boyunca aralıksız derslerin ardından 2002 yılında burslu olarak “Akademi İstanbul Jazz Müzik Ensemble” bölümüne kabul edilir. Burada; Pop, Jazz, Rock müzik üzerine notasyon ve armoni eğitimi alır. Aynı zamanda okulda davul çalışmalarına Selim Göksu ile devam eder. Eğitimi sırasında; Bülent Ortaçgil, Sarp Maden, Fuat Güner, Ayşe Tütüncü ve Akın Eldes gibi müzisyenlerle Orkestrasyon dersleri üzerine çalışmalarda bulunan Aytek, her sene çeşitli performanslar sergiler. Beş senedir özel [ Devamını oku ]
Geçtiğimiz gün gece saat 23.15′te Kütahya’nın Simav İlçesi’nde meydana gelen deprem, hissedilen tüm illerde ve İstanbul’da da yürekleri ağza getirdi. Ben de yüreği ağzına gelen İstanbullulardan biriydim. Uzun yıllardır bu şekilde yusuf yusuf olmamıştım… Sadece 4-5 saniye hissetmeme rağmen, oturduğum koltuğun, tepedeki avizenin ve televizyonun beşik gibi sallanması benim için yeterli oldu… Deprem sırasında ne yapacağımı kesinlikle bilemedim. Birkaç saniye içinde oturduğum koltuktan kalktım ve gidip sallanmaya devam eden LCD TV’yi elimde durdurdum. Sonra dışarı baktım… Karşı apartmandaki insanlar, diğer binalarda yaşayanlar hemen herkes panik olmuştu. Herkes bağırıyor, çağırıyor ve bir yakınını aramak istiyordu. O an tekrar sarsılabilir diye giyinip [ Devamını oku ]
İsmet Baba Mezeleri ve Boğaz manzarasıyla İstanbul ’da meyhane denince ilk akla gelen yerlerden biri. İsmet Baba ’nın dekoru, semt meyhanesi sıcaklığında, balıklar günlük, fiyatlar Boğaz kıyısındaki diğer balık restoranlarına göre makul. Balık tarifesi girişte yazılı olduğu için hesapta sürpriz yaşanmıyor. Dostlarla uzun ve keyifli bir yemeğin ardından Kuzguncuk’un arka sokaklarında sakin bir yürüyüş yapmayı ihmal etmeyin. Notlar Kredi kartı geçmiyor. Rezervasyonunuz yoksa cam kenarında yer bulmanız zor. Adres İcadiye Caddesi 96-98, Kuzguncuk/0216 341 33 75 *** Masa Dünyanın en lüks markalarının tam ortasında konuşlanan Masa, İstinye Park’ın en şanslı mekânı. Masa’nın mimarisi göz alıcı. Menüsü ise Uzakdoğu, İtalyan ve [ Devamını oku ]
Dün yani 4 Nisan 2011 Pazartesi işten eve gelip bir maç izledim. Maç mı izledim, korku filmi mi izledim anlamadım. İçim ürperdi. Midem bulandı, kusasım geldi ama dedim değmez bunlar için yediklerimden olmaya… Vazgeçtim… Beni bu hale getirende ne korkunç bir sapık katilin maceralarını ne de eciş bücüş yaratıkların, iğrenç mahlukatın insanların kafasını kopardığı bir korku filmi değildi. Sadece Antalyaspor – Galatasaray maçını izledim. Oysa ne hevesle gelmiştim eve… Onca yorgunluğuma, uykusuzluğuma rağmen, beni Salı gününe daha zinde hazırlayacak erken ve güzel bir uyku yerine, genel anlamda sadece takımımın maçlarını izlemek için ayda 100 TL’den fazla para verdiğim dijital platformun [ Devamını oku ]
14 Şubat 2011 günü yalnız mı olacaksınız? Sakın üzülmeyin… Çünkü sizin için derlediğim alternatif programları deneyerek, “İyi ki, bu 14 Şubat’ta yalnızım” diyeceksiniz… Vakit geldi çattı… Yılın en romantik günü, önümüzdeki birkaç gün içinde vuku bulacak. Bütçeler hazırlandı, internetteki alışveriş siteleri didiklendi, eş-dost tavsiyesi alındı, fırsat ve indirim siteleri takip edildi, rezervasyonlar yapıldı… Her şey hazır… Fakat o da ne? Yoksa siz yalnız mısınız, yoksa 14 Şubat’ı size bayram edecek bir sevgiliniz yok mu? Önümüzdeki birkaç gün içinde de “Ne yapar eder, birini bulurum” diyecek kadar da kendinize güvenmiyor musunuz? O zaman hiç üzülmeyin. Paniğe gerek yok… Çünkü 14 Şubat [ Devamını oku ]







