Ah Ekin yine kopardın beni… Paylaş/Bookmarkla
‘Beğendiklerim’ için arşiv
Bu teste biraz zaman ayırın bakalım… Sadece 4 soru var ve hile yapmayın… Testi çözmek için gidip kağıt kalem alın. Genellikle aklınıza gelen ilk cevap en iyi cevaptır. Başlıyoruz. (1) Bu 5 hayvanı dilediğiniz gibi sıralayın: İnek, Kaplan, Koyun, At, Domuz (2) Aşağıdaki kelimelerden birini seçerek tanımlayın: Köpek, Kedi, Fare, Kahve, Deniz. (3) Aşağıdaki renklerle özdeşleştirebileceğiniz, sizi tanıyan ve sizin için önemli olan birini düşünün. Her renk için sadece bir kişiyi isimlendirin: Sarı, Turuncu, Kırmızı, Beyaz, Yeşil. (4) Son olarak, en sevdiğiniz sayıyı ve haftanın en sevdiğiniz gününü yazın. Lütfen cevaplarınızın istediğiniz cevaplar olduğundan emin olun. CEVAPLAR 1) Birinci soru [ Devamını oku ]
İşte krizden sonra firmaların logoları: Paylaş/Bookmarkla
Temel oldukça fakirdi. Evinde birçok şeyin eksikliğini çekiyordu. Birgün elleri cebinde vitrinlere bakarak dolaşırken güzel bir ütüye baka kaldı. Vitrinine bakan Temel’e yaklaşan magaza sahibi ile Temel arasında şu diyalog geçer: -Buyrun beyefendi ne bakmıştınız -Yoo. Öylesine bakayrım. -Lütfen söyleyin. Yardımcı olalım. -Ütüye baktum ama ben fakurum alamam. İri kıyım müşterisini süzen mağaza sahibi: -Pekala bir anlaşma yapalım kabul edermisin? -Ne ki? -Bak arka bölüme geçiceğiz. Sen aleti kaldıracaksın. Ben ütüyü ona asacağım taşırsa ütü senin olacak var mısın? -Kısa bir tereddüt geçiren Temel teklifi kabul eder. Arka bölüme geçerler. Mağaza sahibi ütüyü asar. Gerçekten ütü asılır. Sözünde duran mağaza [ Devamını oku ]
Paylaş/Bookmarkla
Eski çiftlik evini tamir etmek için tuttuğum marangoz, işteki ilk gününü zorlukla tamamlamıştı. Arabasının patlayan lastiği onun işe bir saat geç gelmesine neden olmuş, elektrikli testeresi iflas etmiş ve şimdi de eski püskü radyosu çalışmayı reddetmişti. Onu evine götürürken yanımda adeta bir taş gibi oturuyordu. Evine ulaştığımızda beni, ailesiyle tanışmam için davet etti. Eve doğru yürürken küçük bir ağacın önünde kısa bir süre durdu, dalların uçlarına her iki eliyle dokundu. Kapı açıldığında; adam şaşırtıcı bir şekilde değişti. Yanık yüzü tebessümle kaplandı, iki küçük çocuğunu kucakladı ve eşine kocaman bir öpücük verdi. Daha sonra beni arabaya yolcu etmeye geldiğinde; ağacın yanından [ Devamını oku ]
Eski Yunanda, Sokrates bilgiyi saklaması sebebiyle saygıdeğer bir ün yapmıştı… Bir gün büyük filozof bir tanıdığına rastladı ve adam ona dedi ki, “Arkadaşınla ilgili ne duyduğumu biliyor musun?” “Bir dakika bekle” diye cevap verdi Sokrates. “Bana bir şey söylemeden evvel senin küçük bir testten geçmeni istiyorum. Buna Üçlü Filtre Testi deniyor.” “Üçlü Filtre?” “Doğru” diye devam etti Sokrates. “Benimle arkadaşım hakkında konuşmaya başlamadan önce, bir süre durup ne söyleyeceğini filtre etmek, iyi bir fikir olabilir. Üçlü filtre testi dememin sebebini birazdan anlayacaksın. Şimdi birinci filtre; ‘Gerçek Filtresi’. Bana birazdan söyleyeceğin şeyin tam anlamıyla gerçek olduğundan emin misin?” “Hayır” dedi adam [ Devamını oku ]
Ne zaman hayatında bazı şeyler taşınamaz hale gelirse, ne zaman 24 saat kısa gelmeye başlarsa, o zaman mayonez kavanozu ve 2 fincan kahveyi hatırlayın! Bir gün bir felsefe profesörü, elinde birkaç kutuyla derse gelir. Ders başladığında, hiçbir şey söylemeden, önüne büyükçe bir mayonez kavanozunu alır ve ağzına kadar tenis topları ile doldurur. Öğrencilere kavanozun dolup dolmadığını sorar. Öğrenciler ittifakla kavanozun dolduğunu ifade eder. Bu sefer profesör önündeki kutulardan bir tanesinden aldığı çakıl taşlarını, çalkalayarak kavanoza döker, böylece çakıl taşları kayarak, tenis toplarının aralarındaki boşlukları doldurur ve öğrencilere tekrar kavanozun dolup dolmadığını sorar, onlar da “Evet” doldu derler. Profesör bu defa [ Devamını oku ]
Paylaş/Bookmarkla
Bir zamanlar Tanrı’yı görmek isteyen küçük bir erkek çocuğu varmış. Tanrı’nın yaşadığı yerin çok uzak olduğunu biliyormuş, bu nedenle çantasına bol miktarda kek ve altılı bir paket meyve suyu koyup yola çıkmış. Evinden üç blok ötede yaşlı bir kadınla karşılaşmış. Kadın parkta oturmuş güvercinleri izliyormuş. Çocuk kadının yanına oturup çantasını açmış. Meyve sularından birini içmek üzereyken, kadının acıkmış olabileceğini düşünüp ona bir parça kek ikram etmiş. Kadın minettar biçimde keki almış ve çocuğa gülümsemiş. Gülümsemesi o kadar güzelmiş ki, çocuk onu bir daha görmek istemiş ve kadına bir de meyve suyu sunmuş. Kadın çocuğa tekrar gülümsemiş. Çocuk çok sevinmiş. Bütün [ Devamını oku ]