Merhaba günlük, Aslına bakarsan senin özel bir isim olup olmadığına henüz karar veremedim. Seni insanlaştırsam mı, yoksa sıradan bir günlük gibi görsem kararsızım. O yüzden bazen adını küçük harfle ‘günlük’ diye bazen baş harfi kapital ‘Günlük’ olarak yazıyorum. Buna karar verdikten sonra sana hep aynı şekilde hitap edeceğim, umarım o zamana kadar alınmazsın bana. Ve de haklısın. Sana hep geç saatlerde yazıyorum. Daha erken yazmak istiyorum ama hep bir işim çıkıyor. Kızma ne olur… Bu kadar geyik bir girizgahtan sonra bugün ne yaptım sana ondan bahsetmemi ister misin? İstersin, istersin… Şimdi elbette sabah herkes gibi kalktım ama herkes gibi erken [ Devamını oku ]
‘Günlük’ için arşiv
Merhaba Günlük, Bugün sana yazasım yoktu aslında. Çünkü sitede bir problem var. Onu çözmeye kastım. Çözdüm de… Bugün pek bir şey yapmadım. Çalıştım. Eve geldim. TV izledim… Yarın sabah eğitim var. Tüm gün Güler Kazmacı’nın ‘güzel konuşma’ eğitimine katılacağım. Esas yarın anlatacak bir şeyler olur. Hoşça kal… Paylaş/Bookmarkla
Hi günlük, Bir gün daha mı bitiyor. Sanırım çok yorgunum, uykum var. Dün sabah 5′te yatıp 8′de kalkmamdan olabilir. Pek bir şey yazacak halim yok sana. Bugünlük mazur görsen beni, üstüme gelmesen, beni incitmesen. Peki, tamam… Kısa bir özet yapayım ben yine de. Bugün uzun tatilden sonra iş başladı. Sabah motorla işe gittim Yenilevent’ten Güneşli’ye. 190 gördü motor. Hoşuma gitti performansı. Sonra işte tüm gün çalıştık. Gazetenin formatı değişti. Daha güzel bir gazete oldu. Bakalım okurlar nasıl bulacak? Teknoloji köşesi yapıyorum artık her gün. Evime geldim günler sonra. Özlemişim ve ev soğumuş. Hemen kombiyi yaktım. Neyse temiz ev, dağınıklığı sevmem [ Devamını oku ]
Naber Günlük, Bugün yine seninle birlikteyim. Saat şu an 01.49. Artık Pazar oldu. Giderek iyileşiyorum, neşem yerine geliyor. Daha da iyi olacağım. Yapacak çok işim var. Bugün dün geç yatmama rağmen öğlen 12.00 gibi uyandım. Biraz yorgunluk var üzerimde artık. Tatil bitiyor onun rehaveti mi bilmiyorum. Ama bir yandan da içimde çalışma isteği var. Fazla oturmak da iyi değil. Neyse kalktıktan sonra bir dilim ekmek üstüne kaşar ve zeytin ezmesi sürüp çayla yedim. Annem bu ara ekmek yapma işine sardı. Kenwood’un ekmek yapma makinesini aldı. Her gün bir ekmek yapıyor. Yok işte Fransız ekmeği, çok tahıllı ekmek, ay çekirdekli vesaire. [ Devamını oku ]
Merhaba günlük, Nasılsın iyi misin? Sağol ben de iyiyim. Saat şu an 00:08. Günlerden artık Cumartesi oldu. Bugün sıkıcı geçti. Aslında son zamanlardan farklı değildi. Evdeydim, dışarı çıkmadım. Öğlen 3 gibi uyandım. Sonra ekmeğin üstüne bir salam koyup yanına da çay yapıp yedim. Kahvaltıdan sonra bilgisayar başına geçtim, biraz siteye yazdım, biraz nette arkadaşlarla lafladım, biraz facebook’a baktım. Daha sonra GS’nin maçını izledim. Gençlerbirliği’ni deplasmanda halısahada 3-1 yendik. Keyiflendim. Sonra Rıdvan’ı dinledim. Gene, “Hakem, makem” dedi, sinirim bozuldu. Bu arada maç izlerken akşam yemeği olarak salata ve çipura yedim. Geçen bayramdan beri balık yemiyordum. Bu bayram balığa doydum. İnsanın evinde [ Devamını oku ]
Bugün 11 Aralık 2008 Perşembe, saat 21.21 İstanbul’da evdeyim. Ailemdeyim. Bayramı evde geçiriyorum. Birkaç gün annemle gezdim. Sonra da kendimi çalışmaya verdim. Bu siteyi yaptım. Artık bundan sonra yazacağım buraya aklıma ne gelirse. Çekinmeden, saklamadan. Bugün sabah 12′den beri PC başındayım. Ekleyebildiğim kadar çok şey eklemeye, sitenin eksiklerini gidermeye uğraştım. Sanırım artık istediğim oldu. Daha fazla kasmayacağım. Psikolojik olarak çalışmak bana iyi geldi. Ne kadar çok uğraşırsam bir şeyle, sanırım o kadar rahatlayacağım. Tabi bir yandan uzun tatilin bitiyor olması da geriyor. Pazardan sonra kendi evime geçeceğim. Artık geleceğe bakmam lazım. Çalışmam, çalışmam ve yine çalışmam lazım. Yazdıkça rahatlayacağım… Saat [ Devamını oku ]
(Yıl 2004, üniden mezun olmak üzereyim…) 5 yıl önce Bilgi Üniversitesi’nin Sıraselviler’deki hazırlık binasının kapısından içeri ilk girdiğimde, “Hayatımın 5 yılını daha öğrenci olarak geçireceğim” diye hayıflanmıştım. O zamanlar 5 yıl gözümde sonu bir türlü gelmeyecek bir süre ve üniversite bana eli yüzü düzgün bir iş bulmak için bir araç olmaktan başka birşey ifade etmeyen bir kavramdı. Gerçekten, hazırlık bir üniversitede okumaktan çok bir askeri eğitim kampı gibi gelmişti bana. Fakat, bu evreyi kazasız belasız atlatıp Medya ve İletişim Sistemleri bölümüne başlayınca üniversite ve üniversiteli olmak kavramlarıda yavaş yavaş beynimde şekillenmeye başladı. Bugün üniversite için bir yorum yapmam istense şu [ Devamını oku ]
Merhaba, Çok sevdiğim arkadaşım Deke, 2006 yılındaki eğlencemizi eski siteme yazmıştı. Şimdi bu yazıyı bu siteye, aynen onun dilinden ekliyorum. Mutlaka okuyun, çok eğlenceli… Globalo, 18 Eylül 2006 evet gençlik, size bu yazıda kısaca (ya da uzunca.. bakalım bi başlayalım da) GLOBALO isimli barı tanıtacağım. bu sitenin sahibi çok sevgili arkadaşım can dostum, babaların babası, mazlumun garibin dostu Kochero nam-ı diğer Alp beyefendiyle bi cumartesi gecesi dışarı çıkmaya karar verdik. ben bi süredir yurtdışındaydım. o gece ilk önce (kendisinin beni yaklaşık 20 dk bekletmesinden hemen sonra..ama canı sağolsun) nevizade’de bişeyler içmeye karar verdik. Şahika’yı biraz boş olur kafamızı dinler ve [ Devamını oku ]