AlpSolak.com

Her şey olabilir, hiçbir şey olamaz!

4 Şubat 2009

Evet bugün nispeten daha taze bir anıyı anlatıyorum. Geçtiğimiz ay falandı. Yaramaz bir kedi ağaca çıkmış. Tam yerini de söyleyim Taksim’deki meşhur Kazancı Yokuşu’nda… Neyse bu yaramaz kedi ürkmüş, ağaçtan inememiş ve itfaiye gelip kediyi ağaçtan kurtarmaya çalışmış. Fakat kedi o kadar yukarıdaymış ki, yavrucağaza ulaşamamış itfaiye erleri. Velhasıl, kediye birden cesaret gelmiş ve kendini en az ben deyim 6 siz deyin 10 metre yükseklikten aşağıya bırakmış. Bizim muhabir de olayı yakalamış ve kedinin kendini yere bırakış anını kare kare çekmiş. Buraya kadar her şey normal… Ben de editör olarak bu haberi gazeteye koyuyorum tabii. ‘Uçan Kedi’ ve bunun gibi başlıklar  [ Devamını oku ]

5 Ocak 2009

Anıları paylaşınca askerlik anılarını paylaşmamak olmaz. İşte size askerden bir anektot. Erzurum’dayım. Mevsim kış, aylardan şubat falan herhalde. Sene 2005. Kısa dönem muhafız piyade çavuşum. Silahım G3 piyada tüfeği. Görevim, timime şahsen örnek olurum, timimdeki askerleri sevk ve idare ederim. Timimdeki askerlerin sorunlarıyla birebir ilgilenirim. Timimdeki herkes bendendir. Ben timim. Neyse geçelim bunları… Tutturdular bizi gece atışına götürmek için. Hava nereden baksanız ben diyim -25, siz deyin -30 celcius. Hazırlandık, gittik silahlarımızı aldık. Sonra dışarıda otobüsün önünde bekliyoruz. Çünkü gece atışı yapılacak yer dağın başında ve bizi otobüsle oraya götürecekler. Nasıl olduysa ben bu kez erken hazırlandım diğerlerinden ve bekliyorum  [ Devamını oku ]

27 Aralık 2008

Herkesin hayatında ‘delikanlılık’ maceraları vardır. Elbette benim de var. Özellikle lise dönemim baya bir hareketli geçti. Sebebini şöyle anlatayım: İlkokulu özelde okudum. Orada fazla kavga etmedim. Ama çok öğretmen dayağı yedim. “Öğretmen” diyorum çünkü bildiğiniz üzere ‘hoca’ statüsü nedense ortaokuldan sonra başlıyor bizim memlekette. 5 sene boyunca “Öğretmenim” diyorsun, fakat ortaokula geçer geçmez anında “Hocam” demeye başlıyorsun. Hiç unutmam ilkokulda bir kere “Hocam” demiştim öğretmene, neredeyse dövüyordu beni… Şimdi nasıl bu işler bilmem. Malum, ilkokulla-ortaokul birleşti adı da ilköğretim oldu. Yani ‘orta 1-2-3′ kavramı rafa kalktı. Zamane çocukları “6′ıncı, 7′inci, 8′inci sınıfım” diyor. Dolayısıyla, hocam, öğretmenim farkı oluyor mu bilgim  [ Devamını oku ]

25 Aralık 2008

Yıl 2007, mevsim yaz, aylardan Ağustos hem de sonu. İstikamet İngiltere’nin başkenti Londra, amaç hem bir arkadaşı ziyaret hem de gezmek. Tüm bu vızıltılarda atladım Easy Jet’e çıktım Londra yoluna. Sabiha Gökçen’den başladı serüven. Harcamayacağım dedim ya çok para yolda, sakladım mangırları cüzdanda. Aç, susuz bindim uçağa. Havalandı uçak tez zamanda. Yükseldik semaya. Bulutları deldi uçak ve yeryüzü altımızda fırıldak. Çok geçmeden dikleşti teyyare, Türkiye’den selam getirdim o yare. Bu şiirsel anlatım ne zaman biter, çünkü geliyor alnımdan ter. Yeterrrrrrrrrrrr. Yükseldikten sonra kastım ‘para harcamayacağım’ diye ve uçakta hiçbir şey yiyip içmedim. Malumunuz Easy Jet Havayolları’nda uçakta ikram yok. Yani  [ Devamını oku ]

13 Aralık 2008

Sene 1999, 12 Kasım depreminden tam 1 hafta sonra. Arkadaşlarla Beyoğlu’ndayız. Dört kişiyiz. Ben, Cem, Gökyener, Mustafa. Exit diye bir bara takılıyoruz o sıralar her Allah’ın günü. Yine öyle bir gün. Barda bira gecesi. 5 milyon mu ne veriyorsun giriş parası sınırsız bira içiyorsun. Kanımızın kaynadığı yıllar. Herkes en az 10 bira içti. Dans ettik, eğlendik ve dönüşe geçtik. Kafamız 1 milyon. Hep beraber bizde kalacağız. Bende araba var. Renault 19. Tek farı yanmıyor ve arabanın muayenesi yok. Neyse çıkıyoruz Taksim’den yola. Ev Yenilevent’te. Ben araba kullanıyorum, onlar geyik yapıyor. Beşiktaş’tan gidiyorum. Barbaros’a sapıyorum. Levent’te doğru çıkmaya başlıyorum. Birinci köprü  [ Devamını oku ]

12 Aralık 2008

Yıl 1999. Henüz 18 yaşında yağız bir delikanlıyım. Bilgi Üniversitesi’nde hazırlık okuyorum. İnternete haşır neşirim. O zaman hâlâ ayakta olan IRC chat odalarına takılıyorum canım sıkıldığında. Yine öyle bir gün. Evdeyim, canım sıkkın. Saat geç oluyor. Nete giriyorum. ICQ’da beni tatmin etmiyor. IRC’ye dalıyorum. Undernet’e giriyorum. Istanbul kanalı boş. Kime selam verdiysem fos çıkıyor. Ben de hiç girmediğim Ankara kanalına giriyorum. Şu an hatırlayamadığım bir nickte biri var. Ona tıklıyorum. “Merhaba” diyorum. Cevap geliyor. O zaman tabi dijital kamera, webcam gibi nesneler henüz icat edilmemiş. Cep telefonları da fotoğraf çekmiyor. Yani fotoğrafı olan kız lüks. O sepeple, karşındakinin kız mı  [ Devamını oku ]

11 Aralık 2008

(Yıl 2004, üniden mezun olmak üzereyim…) 5 yıl önce Bilgi Üniversitesi’nin Sıraselviler’deki hazırlık binasının kapısından içeri ilk girdiğimde, “Hayatımın 5 yılını daha öğrenci olarak geçireceğim” diye hayıflanmıştım. O zamanlar 5 yıl gözümde sonu bir türlü gelmeyecek bir süre ve üniversite bana eli yüzü düzgün bir iş bulmak için bir araç olmaktan başka birşey ifade etmeyen bir kavramdı. Gerçekten, hazırlık bir üniversitede okumaktan çok bir askeri eğitim kampı gibi gelmişti bana. Fakat, bu evreyi kazasız belasız atlatıp Medya ve İletişim Sistemleri bölümüne başlayınca üniversite ve üniversiteli olmak kavramlarıda yavaş yavaş beynimde şekillenmeye başladı. Bugün üniversite için bir yorum yapmam istense şu  [ Devamını oku ]

11 Aralık 2008

Merhaba, Çok sevdiğim arkadaşım Deke, 2006 yılındaki eğlencemizi eski siteme yazmıştı. Şimdi bu yazıyı bu siteye, aynen onun dilinden ekliyorum. Mutlaka okuyun, çok eğlenceli… Globalo, 18 Eylül 2006 evet gençlik, size bu yazıda kısaca (ya da uzunca.. bakalım bi başlayalım da) GLOBALO isimli barı tanıtacağım. bu sitenin sahibi çok sevgili arkadaşım can dostum, babaların babası, mazlumun garibin dostu Kochero nam-ı diğer Alp beyefendiyle bi cumartesi gecesi dışarı çıkmaya karar verdik. ben bi süredir yurtdışındaydım. o gece ilk önce (kendisinin beni yaklaşık 20 dk bekletmesinden hemen sonra..ama canı sağolsun) nevizade’de bişeyler içmeye karar verdik. Şahika’yı biraz boş olur kafamızı dinler ve  [ Devamını oku ]


E-posta listeme üye olun!

Yeni bir şey yaptığımda size e-posta ile haber veriyim. Ben de rahat edeyim, siz de rahat edin.



Get Adobe Flash playerPlugin by wpburn.com wordpress themes