AlpSolak.com

Her şey olabilir, hiçbir şey olamaz!

13 Aralık 2008

Şimdi aşk hakkında bir yazı yazacaktım tam. Televizyonda Oktay Kaynarca var. Ona aşkı sordular. Bakalım ne cevap verecek. Aşk Oktay’a göre: Çocuklarının anası, herkesin anası, nerede olursa olsun, zirvede de olsa çocuklarının anasına duyduğu sevgi. Adanalı’da aşk yok. Bir kere aşık olmuş, hâlâ onu seviyor ve hayaliyle yaşıyor. Sinirinin sebebi de o. Ben büyüklerimin sözünü dinlerim. Aşk, imkânsız demek. Ulaşıldıktan sonra aşk olmaktan çıkıyor. Aşk bana göre hastalanmak. Acı çekmek. Maalesef yaşanmak zorunluluğu var. Çünkü aşık olmadan insan olunmuyor. Aşık olup acı çektikten sonra, ben nereden düştüm buna diye hayıflıyorsun, bütün sanat eserleri de aşıkken çıkıyor. Evet Oktay doğru söyledin.  [ Devamını oku ]

11 Aralık 2008

Merhaba millet, Evet bu aralar taktığım konulardan biri aşk. Ben aşk böcüğü müyüm? Hiç sanmıyorum. Aşksız yapamaz mıyım? Herhalde en çok ben yaparım. Peki neden taktım, nedir benim derdim? Artık arada sırada sırf bu konuda yazacağım. İlişkileri irdeleyeceğim çünkü böyle böyle gelişirim diye düşünüyorum. Evet aşk aramıyorum, sevgilim olsun diye kasmıyorum ama yaşadığım tecrübeler bana gösterdi ki, bu dünyada seni en az senin kadar düşünebilen, sevebilen birinin olması sana her konuda güç veriyor, seni büyütüyor ve geliştiriyor. Yani kısa da olsa uzun da, ne yalan söyliyeyim biri varken daha bir güzel hayat, daha bir zevk alıyorsun yaptığın işten, yediğin yemekten…  [ Devamını oku ]

11 Aralık 2008

Saat çok geç olmuştu, artık uyumam gerekiyordu. Fakat bir yandan da uyanık kalmalıydım. Çünkü belki o arayabilirdi. Günlerdir telefonunu bekliyordum. Telefon her çaldığında, her mesaj geldiğinde elimi şiddetle hemen telefona götürüyor ama gereksiz SMS’leri ya da lüzumsuz kişileri görünce bir o kadar yıkılıyordum. Televizyon açıktı ama sesi kısık. Salon tamamen karanlıktı. Odayı aydınlatan tek ışık, dizüstü bilgisayardan gelendi. O da sessizdi. Sadece sağ tarafında MSN açıktı. 10-11 kişi vardı ama kimse ne beni düşünüyordu ne de ben onları. Odanın duvarında saat vardı. Saat başlarında çalıyordu. Saat gece 3′te yine çaldı. Bir anda sessizlik yerini saatin ziline bıraktı. Bir yandan başım  [ Devamını oku ]

11 Aralık 2008

11 Aralık 2008 Perşembe @ 18.15 Herkese merhaba, ‘As I Sadly by Her Sin’ üstüne biraz ‘It’s Probably Me’, belki bana bu satırları yazdıran! Kurufasulye üstüne pilav gibi oldu ama aslında hayatımızda o etkiyi yaratan o kadar çok şey var ki… Saymayacağım şimdi orasını şiz düşünün. Benim derdim de bu değil zaten… Evet bu iki şarkıyı dinledim ve şu an The Cure’dan ‘I Will Always Love You’ dinliyorum. “I will always love you” yani seni daima seveceğim… Gerçekten bu mümkün mü? Hayatta bir insanı ömür boyu sevebilir miyiz? Biz istetesekte o insan buna izin verir mi? Bünyesi kaldırır mı? Yoksa  [ Devamını oku ]


E-posta listeme üye olun!

Yeni bir şey yaptığımda size e-posta ile haber veriyim. Ben de rahat edeyim, siz de rahat edin.



Get Adobe Flash playerPlugin by wpburn.com wordpress themes