Biri gelir sorarsa Sana beni sorarsa Gitti der misin? Gittiğimi söyler misin? Gidiyorum ben sana Benimle gider misin. Özdemir Asaf
Farkında mısın, Değilsin kendi bahçende. Kendinden değil, Kendini bu kendin sanışın. Özdemir Asaf
Şimdi kocaman denizlerde, kocaman gemilerde Neden yok küçüklüğümüzdeki büyüklüğümüz; Çocukluğumuzun bahçelerinde, o evlerde Kağıttan gemilerimizi yüzdürdüğümüz. Bir şeyler mi kalmış çocukluğumuzda, Çocukluğumuzla çözdüğümüz. Özdemir Asaf
Bütün aşkların kitabı elinde Sevilmemiş yinlerin balosuna gitti. Öylesine kalabalıktı ki, Sevdiğini anlamadı. Bütün kapıların anahtarı elinde Öpülmemiş dudakların balosuna gitti. Öyle aydınlıktı ki, Öptüğünü anlamadı. Işıklarla örtünmüştü çıplaklık, Renklere uzandı susamış, Beyazlıklar arasında kayboldu bakışları. Gözleri yaşamıyordu artık. Şekilleri çağırmaya gitti, kandıracak. Elleri aranıyor tutamıyordu. Elleri, elleriydi kurtaracak, Artık yaşamıyordu. Bir yanda gelen o dinmeyen aydınlık, Aldıkça alan. Bir yanda giden bir noktaydı karanlık, Ellerinde başlayan, gözlerinde biten. Bağırdı, kan gibi aktı sesi, Aşamadı dişinin duvarından. Elinde bütün aşkların kitabı, Anlatıyordu aldanan aydınlıklarından. Elinde bütün kapıların anahtarı, Ve unutulmuş bir duvarda, kendi kapısı… Varamadı. Ora öyle karanlıktı ki. Öldüğünü [ Devamını oku ]
Yarıda kalmış aşklarının hesapları içinde Denizlere açıldı içimizden biri Niçin gittiğini söylemeden. Doyulmamış arzularla doluydu yelkenleri. Yıpranmış kelimelerin verdiği güvenden. Bulacak sanıyordu yenilikleri. Her an bir yeni su vardı, Her yeni suda bir yeni an. Deniz, dalgalarıyla gösteriyordu dışından Yaşananla düşünülenler arasındaki farkı. Bitmiyordu köpüklerle renkler Bir başka damlada, bir başka ışıkta başlamadan. Gözlerinin önünde bir oyun, ardında bir oyun. Dışında ne varsa yeni, ne varsa gerçek. Yeni manzaralarla gelen yeni duygular Hani, eski kelimelerle olmasa İnsanın ömrünce devam edecek. Gözlerinin önünde bir oyun, ardında bir oyun. Anladı, ölmekle yaşamanın birleştiği noktada Yeni rüzgarlarla esen yeni korkulara Yeniliklerini bağışlamayan kelimelerin [ Devamını oku ]
Daha gidilecek yerlerimiz var Şu sohbetini dinler gideriz. Coştukça şarkılar, türküler, sazlar Rakı mı, şarap mı, içer gideriz. Geçse de umudun baharı yazı Gözlerde kalıyor yaşanmış izi Kimseler kınamaz burada bizi Ne varsa hesabı öder gideriz. Söyleyecek sözü olan anlatsın İsterse içine yalan da katsın Yeter ki kendinden, bizden söz etsin Yalanı doğruyu sezer gideriz. Neler gördük neler bu güne kadar Daha gidilecek yerlerimiz var Bizi buralarda unutamazlar Kalacak bir türkü söyler gideriz. Sevgiye var olduk sevdik sevildik Kavgalara girdik öldük, dirildik Bir anlam fırını içinde piştik Anlamlı güzeli sever gideriz. Özdemir Asaf
Bir şey kaldı gecelerden birinde Senden. Öncesinde bilinmemiş birşey, Silinmez bir ses gibi giden. Kelimelerden büyük, kelimelerin içinde, Bir şey kaldı senden Yaşamalar’ın arasında kaçamaklı. Veriliş rengi başka, alınış rengi başka. Söylemeye vakit kalmadan, Dudakların altına bırakılmış bir şey. Karanlıkların tam ortasında bir kırmızı nokta. Gözlerce pırıl pırıl, ellerce saklı. Bir şey kaldı, bir denizin kıyısında senden, Bakışlarla yüklü, söylemelerle sessiz. Seninle dolu, seninle sensiz bir şey. Arandıkça bulunmamış yıllar yılı, Bulundukça aramaklı. Özdemir Asaf
Beni çağırmadınız, kalkıp ben kendim geldim. Uzaklardan size bir haber getirdim geldim. Bıraktıklarınızdan, unuttuklarınızdan, Sımsıcak-anılası günler getirdim geldim. Gömütleri andıran yapılarınızdaki Yaşantılarınıza evler getirdim geldim. Tek tek, ayrık-soluyan bitkiseller yerine Yüzyüze dönük, gülen sizler getirdim geldim. Solarken suladığım, koparken bağladığım, Ölürken canlandığım sözler getirdim geldim. Özdemir Asaf
Bir öykümüz olsa, duyan öyküsü sansa Öykümüz böylece dallanıp budaklansa Bir sevi’den, bir övü’den, o bizim öykümüzden Giderek buluşan eller evreni sarsa Öykümüz de büyür büyüklüğümüzden; Herkes sevi’sinde evreni kucaklarsa Özdemir Asaf
Her tomurcuk bir çiçeğin uykusuna, Her çiçek bir yemişin kuşkusuna, Her yemiş bir böceğin korkusuna, Uykusuzca, kuşkusuzca, korkusuzca yürür. Özdemir Asaf