AlpSolak.com

Her şey olabilir, hiçbir şey olamaz!

31 Aralık 2009

İşte son filmim, oynata basıp izleyin. Film İsveç yapımı, çekimler 2 sene sürdü, yorucu bir çalışmaydı ama deydi. Herkesi sinemalara bekliyorum…

17 Şubat 2009

Bugün işimi bitirmiş, aracın beni alıp eve götürmesini bekliyordum. O sırada da yarınki işleri şimdiden yapıp bekleyen günü biraz daha rahat geçirmeye çalışmakla meşguldum. Derken telefon çaldı ve “Araç hazır” dendi. Ayağa kalktım, bilgisayarımı kapatıp masamı topladım. Televizyonu kapatmak için elime kumandayı aldım ve kafamı çevirdim. O sırada bir altyazı gördüm, “Gazanfer Özcan vefat etti…” Böylece Türk tiyatrosunun yaşayan efsanelerinden birinin daha bu dünyadan göç ettiğini duymuş oldum. Üzüntüm büyük. Gerçek bir sanatçı, gerçek bir oyuncu, gerçek bir usta kaybettik çünkü. Kim kaldı ki ustalardan, ya da kalanlara gerekli değeri veriyor muyuz? Münir Özkul ne yapıyor, ne durumda? Erol Günaydın’ı  [ Devamını oku ]

10 Ocak 2009
27 Aralık 2008

Sleepwalker isimli bir öğrenci kısa filmi… İyi seyirler…

14 Aralık 2008

İşte beyaz perdenin en iyi 10 fahişesi… 1-Aktris Elisabeth Sue, Nicolas Cage’le rol aldığı ‘Leaving Las Vegas’ isimli romantik dramada, 1995 yapımı romantik dramada, alkolik, intihara meyilli bir hayat kadınını canlandırıyor. 2-Brian De Palma imzalı 1980 yapımı ‘Dressed to Kill’ isimli gerilim filminde Nancy Allen, deneyimli aktör Michael Caine ile birlikte oynuyor. Filmde kadın kılığına girerek cinayetler işleyen psikopat bir adamın son cinayetine tanık olan hayat kadını (Allen), onun bir sonraki hedefi haline geliyor. 3-Charlize Theron, 1989-90 yıllarında aralarında bir polisin de bulunduğu yedi erkeği öldürmekle suçlu bulunduktan sonra 2002 yılında Florida’da idam edilen hayat kadını Aileen Carol Wuornos’un sarsıcı  [ Devamını oku ]

14 Aralık 2008

Mario Puzo’nun yazdığı aynı adlı romandan uyarlanan, Francis Ford Coppola’nın yönettiği, Marlon Brando ve Al Pacino’nun başrollerini paylaştığı ‘The Godfather’ filminden hiç görülmemiş fotoğraflar, ‘The Godfather Family Album’ (Baba Aile Albümü) adlı kitapta toplandı. işte fotoğraflar.

14 Aralık 2008

Sinema salonları o zaman şimdiye göre devasa boyuttaydı. Giriş başka kapıdan, çıkış başka kapıdandı. 10 dakika ara olduğunda, frigocular salona girer ve ellerindeki frigo sattıkları tahtaya vurarak “Alaskaaaaa, frigo” diye bağırırlardı. Benim ya frigo yemeye ya da patlamış mısır almaya hakkım vardı. Patlamış mısır alınca yanına kola da lükstü. Çünkü sinemada satılan her şey pahalıydı. Filmde hareketli bir sahne olduğunda, kahraman düşmanını yendiğinde, ağır bir hamle indirdiğinde ya da sevdiği kızı öpebildiğinde bir alkış, kıyamet kopardı. Rambo’ya, Rocky’e, Superman’e az alkış göndermedik. Beyaz perdenin bu ölümsüzleri acaba Şişli ya da Beyoğlu sinema salonlarının koltuklarından kendilerine gönderilen alkışları aldılar mı dersiniz?  [ Devamını oku ]

12 Aralık 2008

Herkesin hayran olduğu birileri var bu hayatta. Benim ki biraz farklı. Benim öyle çok beğendiğim, hayran olduğum, birlikte bir gece geçirmek istediğim, posterini odama astığım bir hatun olmadı şahsen şimdiye kadar. Elbette sanat camiasında güzel kategorisine sokacağımız, eli yüzü düzgün, şehvetli, seksi hatunlar var. Kendilerini taktir ediyor ve buradan başarılarının devamını diliyorum. Ama kimse kusura bakmasın ben Kiefer Sutherland hayranıyım. Bu hayranlığım nereden geliyor şimdi ondan bahsedeyim. Yıl 1988 falan sanırım. Video dönemi. Bizde Beta arkadaşlarda VHS video var. VHS daha şekil, havalı. Hatta şöyle bir trip vardı: “O videon VHS artist.” Neyse, adım başı videocular var. Gidiyorsun film bakıyorsun  [ Devamını oku ]

12 Aralık 2008

Bir polemiktir gidiyor. Yok işte “A.R.O.G. güzeldi”, “Yok kötüydü”, “Umduğum gibi değildi”, “Çok gülmedim” gibisinden bir sürü yorum yapılıyor. Sinirleniyorum. Ama sakin olup şu yazıyı yazmaya çalışacağım. Şimdi filmi izledim. İzlemeden yorum yapanlardan değilim. Güldüm mü? Evet baya güldüm. Çünkü kendimi önceden gelen eleştirilere göre kasmamıştım. Sonuçta gülmek ayıp bir şey değil. Zaten bu ara gülmeye ihtiyacım vardı ve film iyi geldi. Peki çok mu komik, bazı filmlerde olduğu gibi karnıma ağrı girdi mi? Hayır ama zaten öyle bir beklentim de yoktu. Sonuçta bu tip filmler absürd komedi sınıfına gidiyor. Yani evet espirilerin çoğu saçma ve saçma olduğu için de  [ Devamını oku ]


E-posta listeme üye olun!

Yeni bir şey yaptığımda size e-posta ile haber veriyim. Ben de rahat edeyim, siz de rahat edin.



Get Adobe Flash playerPlugin by wpburn.com wordpress themes