AlpSolak.com

Her şey olabilir, hiçbir şey olamaz!

23 Kasım 2009

Merhaba herkese, Uzun süredir yazmıyordum. Ancak bugün bir değişiklik yapayım dedim.  Beni bunca zaman sonra yazmaya teşvik edense yukarıda fotoğrafı bulunan Yeşim Salkım oldu. Neden mi? Çünkü bu hanımefendi dün gece Okan Bayülgen’in Disko Kralı programına katıldı. Uzun zamandır kendisini ekranlarda görmüyordum, iyi de oluyordu. Salkım Hanım, yeni bir albüm çıkarmış ve bu albümündeki süper (!) bestelerin tanıtımını yapmak için Bayülgen’in programına çıkmış. Buraya kadar her şey normal! Programa çıktığından beri bir sinir harbi içinde olan Yeşim Salkım, “Bir olay çıkarsam da stüdyoyu terk etsem” ertesi gün tüm haber siteleri, medya siteleri ya da gazeteler beni yazar mı diye içinden  [ Devamını oku ]

25 Temmuz 2009

Devlet-ü Osman-ı Ali’de terfi, öyle ilim irfan ile olmaz. Ya olacak kuvvetle iltimas, Ya olacak madeni haz, Ya da olacak delikle temas. Günümüzde değişen ne var?

12 Nisan 2009

Merhaba günlük, Yine bayadır yazmıyordum. Bugün bir yazayım dedim sana… Aslında hem günlük yazısı yazmak hem de dünün en önemli olayı Galatasaray – Fenerbahçe maçından biraz bahsetmek istedim. Önce biraz klasik günlük yazısı yazayım, sonra derbiden bahsedeyim… İki ayrı yazı yazacak halim yok, saat gecenin 2′si ve yarın iş var. Dün, 4 senedir görmediğim eski kız arkadaşım Burçun’la buluştum. Onu yıllar sonra görmek güzeldi. Ne yazık ki, bazı olaylar yüzünden yıllarca konuşmadık ama ben bunu istememiştim. İnsanlar bu hayatta değer verdikleri kişilerle sonsuza kadar küs kalmamalı. Ben her zaman onun iyiliğini istedim, her zaman mutlu olmasını diledim. Umarım, bundan sonra  [ Devamını oku ]

2 Ocak 2009

Evet, yılbaşı gecesi 7 tane Bilkentli gencecik insan yeniyıl partisi verdikleri evde doğalgazdan zehirlenerek yaşamını yitirdi. Hepimiz çok üzüldük, hayatının baharında daha çok yapacak şeyi olan bu genç insanların kaderine. Bugün ise Başkent Doğalgaz Genel Müdürü Veysel Karani kameraların karşısına çıktı. Açıklamalar yaptı. Kısaca ‘bizim kusurumuz yok’ demek istedi. Sonuçta çıkıp açıklamalar yapabilir. Kendi kusurları olmadıklarını da söyleyebilir. Kurumunu savunabilir. Bunlar zaten Türkiye’de olan şeyler. Yani istifa etse zaten Türkiye dışına çıkan bir davranış yapmış olurdu. Benim midemi bulandıran bunlar olmadı. Alıştık zaten umursamaz bürokrat, politikacı tiplerine. Fakat, basın toplantısı bittiğinde “O manzarayı kimsenin, hiçbir insanın görmesini istemem. Çocukların bazıları  [ Devamını oku ]

2 Ocak 2009

Bugün aslında buraya yazasım yoktu. Son zamanlarda bu bitmez mecrayı yeteri kadar kendi kilobyte’larımla doldurdum zaten. Fakat bende de nedense bitmiyor yazma isteği. Dedim bari boş geçirmeyim bugünü ve bir konu üzerinde tartışayım kendimce. Aslında dün sadece 2 saat uyudum ve bütün gün çalıştım. Üstelik yoğun bir gündü de. Fakat yine de son bir gaz bu yazıyı yazmak istiyorum. Bu kadar uzun bir giriş yapmak istemezdim aslında ama malum internet ortamı bir vuruş kısıtlaması yok, biz de geniş takılıyoruz. Bugünkü konum sanal kimlikler. Nedir bu sanal kimlik? Aslında bu konu hakkında milyonlarca yazı yazılmıştır herhalde. Yerli, yabancı, melez vesaire… Ama  [ Devamını oku ]

28 Aralık 2008

Halen 638.7 YTL olan asgari ücret, 1 Ocak 2009′dan itiraren yüzde 4 zam görecekmiş. Bu zam ücretlinin brüt maaşında 25.55 YTL artış sağlayacakmış ve yeni asgari ücret 664.25 YTL’ye yükselecekmiş. Ancak yılbaşından itibaren YTL’deki Yeni ifadesi kalkacakmış ve tekrar TL’ye geçilecekmiş. Bu şekilde Ocak-Haziran döneminde asgari ücretlilere brüt 664.25 YTL ödenecekmiş. Ve müjde… 1 Temmuz 2009′da asgari ücrete yüzde 4 daha zam yapılacakmış ve zam oranı yüzde 8.16′ya çıkacakmış. Böylece brüt asgari ücret 2009′un 2′nci yarısında 690.82 TL olacakmış. Şimdi ben soruyorum, ayda 664.25 TL ile nasıl geçinilir? Bunun yöntemi nedir. Hayır mümkünse biz de yapalım. Boşu boşuna her ay  [ Devamını oku ]

26 Aralık 2008

Hayatı doyasıya yaşamak gerek. Dolaşmak, gezmek, arkadaşlarınla buluşmak, sevgilinle dolaşmak, sinemaya, tiyatroya, sergilere, partilere gitmek, sonra da eve gidip deliler gibi sevişmek gerek. Bir hobi bulmak, onun peşinden koşmak gerek. Balık tutmak gerek, fotoğraf çekmek gerek, motosikletle gezmek gerek, resim-heykel yapmak gerek, müzik yapmak gerek, bir enstrüman çalmak gerek, arkadaşlarınla birlikte çalmak gerek, evde toplanıp yemek yapmak gerek… Koleksiyon yapmak gerek, değer vermek gerek, değeri bilmek gerek, değer görmek gerek, sevmek gerek, sevilmek gerek… Gülmek gerek, ağlamak gerek, mutlu olmak gerek, üzülmek gerek, başarmak gerek, hayal kırıklığına uğramak gerek… Kısaca doğmak-büyümek-yaşamak ve ölmek gerek… Bunları yapmak için enerji gerek, para  [ Devamını oku ]

19 Aralık 2008

Evet bir kampanya başladı, kendini göstermek isteyen herkes orada maşallah. Önce www.ozurdiliyorum.com, sonra www.ozurbekliyorum.com… Ne ülkeyiz yahu… Yıl 1915. Savaş var. Doğu karışık. Dış ülkeler Osmanlı’yı yıkmaya çalışıyor. Bu sebeple içerisindeki azınlıkları ayaklandırıyor. İki tarafta ağır kayıplar veriyor. Ben o yılları yaşamadım. Yaşamadığım, görmediğim olaylara hep şüphe ile bakarım. İki tarafında elinde mutlaka belgeler var. Şimdi bu kadar yıl geçmiş üzerinden. Ermeniler devlet kurmuş, Osmanlı Türkiye Cumhuriyeti olmuş. Üzerinden nesiller geçmiş. Biz hâlâ 1915′i tartışıyoruz. Neden, çünkü yurtdışında bazı ülkeler sözde Ermeni Soykırımını bahane edip üstümüze saldırıyor. Ermeni lobisi o ülkelerde etkin. Sonuçta bizden talep edilen ne… Önce tazminat, sonra  [ Devamını oku ]

19 Aralık 2008

Merhaba dostlar, Uzun zamandır bir yorum yapmıyordum. Artık bir yorum vakti geldi herhalde. Bir ‘Yemekteyiz’dir gidiyor. Yarışma baya tuttu. Herkes giyiyor pijamasını, alıyor cipsini, kolasını, birasını, çayını, geçiyor evde TV’nin başına, açıyor Show TV’yi ve başlıyor insanların birbirlerine yemeğe gitmesini konu alan yarışmayı izlemeye. Ben de izliyorum ve gerçekten çok gülüyorum. Tipler hakikaten komik ve özel seçim. Özellikle bazı laflara kopmamak elde değil. Beni en çok güldürenler şu ana kadar Hasan Bey, Naim, Sahra Hanım ve en son Garip mi ne var o oldu. Bu kadar çeşidi bir araya getirmek valla kolay değil. Sanırım bu anca bizim gazetede ya da  [ Devamını oku ]

15 Aralık 2008

Bir paşa masajı yaptırdım, bu meslekte kaç senede elde edemediğim ilgiyi alakayı gördüm. Peki masajı nasıl yaptırdım? Zaten gazeteyi okuyanlar bilir. Okumayanlara da farklı bir çerçevede olayı anlatayım kısaca. Malum biliyorsunuz ünlü ABD’li Hollywood yıldızı John Travolta abimiz, sırf paşa masajı yaptırmak için ülkemizi geçtiğimiz haftalarda ziyaret etti. Daha sonra Tarihi Galatasaray Hamamı’na gitti ve masajını yaptırarak üzerindeki tüm gerginliği attı. Eee, koskoca Travolta sırf bu masaj için ülkemize gelince de masaj bir anda gündeme oturdu. Biz de farklı bir habere imza atalım dedik ve gidip paşa masajını birebir yaptırmaya karar verdik. O gün sabah Taksim’de fotoğrafçı arkadaşım Emrah’la buluştum.  [ Devamını oku ]


E-posta listeme üye olun!

Yeni bir şey yaptığımda size e-posta ile haber veriyim. Ben de rahat edeyim, siz de rahat edin.



Get Adobe Flash playerPlugin by wpburn.com wordpress themes